Saturday, January 28, 2006

 

Bavyera Prensesi


Böylesi sosyal prenses görülmedi. Bavyera Rojda'sız yapamadı. Herkes onun büyüyünce prensesliği bırakıp show sanatlarına yönleneceğini düşünüyor. "Yaralı ceylanım" türküsünü onun gibi söyleyen yoktur.

 

Nemrut'un Çobanları


Davar ve inekler önde birinin başında yazması diğerinin sırtında okul çantası

 

Munzur'da Oynamak Gibisi



Munzur'da oynamak gibisi var mı? Kırmızı benekli alabalıklar gören çocuklar.

 

Samandağ'ın Dalgacıları


Dalgalarla boğuşmak. Samandağlı çocuklar ne denli Dalgacı olduklarını gösterdikten sonra anı fotoğrafı verirken.

 

Anne Kucağında


Bademcikleri hasta biraz, ama Antakya'nın dar bir sokağına açılan pencerede anne kucağında.

 

Umuda Gelmişti


Filistin'de doğdu. Babasıyla kamp'da yaşıyor. Ürkekliğiyle Almanya'ya iltica taleplerinin kabul olması ümidine, bir de ona anne sıcaklığı hissettiren teyzelere sarılıyor. Tek tip çıkarılan yemekleri yiyemeyen babasının isyanına o da dil bulmayı deniyor. Kamp'da herkes yabancı ya, yabancıların arasında da yabancı. Henüz hiç almanca bilmiyor.

 

Amsterdam'da Baloncuklar


Amsterdam'ın bisikletli çocukları şaşkın gözlerle on yüz bin baloncuk izlerken...

 

Eylül


Namı diğer Karabiber. Bu ne rahatlık. Cıbıldak ayaklar, alt bağlı, elinde hem oyuncak hem yiyecek olabilen bir domates. Evde Karabiber evde!

 

Yollardaki Çocuklar


Kadirli yolunda çoğu çukurovalı çocuk motosiklet kaderini paylaşır. Abdal çocukları turuncu ışıkta motosiklete sıkıca tutunarak babalarının gaza basmasını bekliyorlar.

 

Akşam serinliği Dansı


Adana'da yazlar sıcaktır. Akşam serinliği en iyi geniş balkonlarda ya da damlarda yakalanır. Çocuklar bunu dans ederek kutlamaya bayılırlar. Şşşşt!

 

Hannover'in Yeşil Sahalarında

Futbolu sevdirmeye çalışan antrenör Uli kadar çocuklar da birlikte bir bütün olmanın gayreti içinde.

 

Uçan Uçurtma


Diren "uçan uçurtma" oyununun yaratıcısıdır. Uçurtmanın uçuşunu özgür kılıp peşinden tekrar tekrar koşturmayı keşfetmiştir. Uçurtmaya bakarkenki bu gülümseyişi; birazdan rüzgarla özgür dansa başlayacak uçurtma için olduğu kadar peşinden düşe-kalka kahkahalarla gidilecek oyun içindir de...

 

Nürnberg'in Zorosu


Ali Ekin'dir adı. Sıpa gözleri kadar çalımlarıyla da nam salmıştır. Resimdeki dehasını bilmem duymayan kalmış mıdır?

 

Kamplumbağa'ya Hörmet



Tavşan gibi koştursak da biricik köyümüzde, kamplumbağaya hörmetimiz büyüktür. Aramıza alıp mutluluğun fotoğrafını çektirebiliriz. Çocukların vazgeçilmez arkadaşı Bacı, geleceğin yıldızı Rojda ve Dersim'in yakışıklısı Cem

 

İltica Kampı'ndaki Neşe


Bitlis'de beş minare beri gel Dilan beri gel... Gözlerindeki ışıkla bu yaşında iltica yolunda bekleme odasına alınmış uzun süredir. Ama, O bir oyun gibi yaşam güzeldiri yaşıyor inadına. Yaşama dahil bir slogan tutturmuş. "Lager muss weg!"

 

Nemo'nun Gözleri


Bir incir ağacının üstünde, bir dut ağacının. Keçilerini göstermeden edemezdi. Nemo selamıyla,

 

Osmaniye'nin Çapkını


Deniz adı. Küçük evinin bahçesinin duvarından atlayıp atlayıp top peşinden koşturan çapkın bir çocuk o. Somyanın üstünde bir fotoğrafçı edasındaki pozunun sakinliğine aldanmamak gerek.

 

Kapadokya çocukları


Kuran kursu çıkışı boyunlarında baş örtüleriyle koşturmaya başlayan, yüzlerindeki pembeliğe o sıcak gülümsemelerini ekleyip poz vermeye çalışan, oyuna henüz doymamış beşi bir arada dünya güzelleri.

This page is powered by Blogger. Isn't yours?